|
Yazar Yılmaz Odabaşı
|
İçindeki çocuğu alıp kaç İdris, bırak paslı hançerlerle parçalamayı uykularını. İhanet torpil yapmaz, hasret ardına bakmaz; kır kanlı bıçakları, içindeki çocuğu alıp gel İdris!
Bir mavi için ağlama İdris, itme şu duvarları, gülümse, sütünü ver içindeki çocuğun. Bilirim, mağlûbiyet esrik gülüşler ardında paramparça bir perde; yeter idris, vakur ol, onur var serde!
Anladım, vazgeçemezsin ondan, asla; kardeşim, fazla alkol mevcut şimdi damarlarındaki asil kanda. Aldırma demiyorum sana; aldırarak aldırma. İçindeki çocuğu şu kirli hayata uyandırm
İçindeki çocuğu alıp gel İdris, coşkunu parlat ya da birkaç tek at, küfürlerine tutunarak geç kaldırımlardan; sonra bir kerhaneye git ve oturup ağla. Kerhaneleri bütün dünyanın, aşk kangrenlerinin yıkık çarşılarıdır...
Aldırma demiyorum sana; aldırarak aldırma; içindeki çocuğu İdris, çocuğu uyandırma!
Ve yıllar geçer, İdris’lerin kalplerindeki çocuklar daha ölüdür; düşleri hâlâ terasta, İdris’ler ise zemin katta kiracı oturur...
Yılmaz Odabaşı
 Bu konuya yorum yapan ilk kişi olun | |
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen giriş yapın ya da kaydolun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.3.0 |